Çınar Altı Çaycısı

AKP Faşizmine Karşı Sanatçı Tepkisi

Posted in Kültür by krasotkin on 09/10/2011

Rutkay Aziz

Rutkay Aziz dün gerçekleşen Altın Portakal Ödül Töreni’nde yaptığı konuşma boyunca ayakta alkışlandı. Bu konuşmanın yankıları ise silik medya ve basın sayesinde olmasa da sosyal medya sayesinde halen sürüyor.

Malum, Türkiye esaslı bir kurumsal ve sosyal dönüşüm süreci yaşıyor. Bu süreç karşısında medya, basın, iş dünyası, üniversiteler ve devletin muhtelif kurumları pasifliğin dibine vurmuş durumdalar. Nadiren de olsa sesini çıkarmaktan çekinmeyenler ağırlıkla sanatçı grubundan insanlar. Bunun nedeni ne olabilir diye düşündüm ve bahse konu durum ile ilgili bazı kanaatlere vardım.

Öncelikle, sanat ile uğraşan eden kimseler, genellikle egoları yüksek olan insanlardır. Sanat ile uğraşan diyorum, çünkü burada sanatçı kimdir, kim değildir şeklinde bir tartışmaya girmek konunun özünden uzaklaşmamıza neden olacaktır. Sanat ile uğraşanlar tabiriyle sanatçıları ve sanatçı olma yolunda, niyetinde, kararlılığında olan insanları kastediyorum. Yani tabir sanatçılar alt kümesini kapsamakla birlikte daha geniş bir anlama tekabül ediyor. Neyse, fazla uzatmadan; peki toplumun bütün kesimleri bu kadar sinmişken, bir köşede pusmuşken neden olan bitene en çok öfkelenen bu insanlar oluyor?

Bu sorunun yanıtı aslında gayet basit, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana sanatçılar hiçbir dönemde bugün olduğu kadar küçümsenmediler de ondan. Bir heykeltraşın ortaya koyduğu eser “bir ucube dikmişler mübarek türbenin karşısına” denerek hakir görüldü ve paramparça edildi. Bir ressam kalçasından bıçaklandı, televizyonlarda gazetelerde kendisiyle alay edildi. İçeride şarap içiliyor diye halk sanat galerisini basıp dağıttı. Muhalif partide siyasete giren yılların sanatçıları “sanatçı müsveddesi” olarak nitelendirildi. Yine sayın başbakan “ne çok okuyanlar gördük, şimdi ne halde oldukları ortada..” minvalinde bir söz sarf etti. Bu çok okuyanların ne halde olduklarını bilmem, ancak insanların vaziyetlerini kıyaslama ölçütünün Fortune 500 gibi zenginlik belirteci listeler olması ve bu ölçütün sanatçılar da dahil olmak üzere toplumun bütün kesimlerine teşmil edilmesinin çok ciddi bir zihinsel çarpıklığa işaret ettiğinden şüphem yok.

Tüm bunlar olup biterken, diğer yandan ise iktidar mentalitesinin tek bir kişilikte vücut bulmuş hali olan Nihat Doğan gibiler reytingleri alt üst ediyordu.

Sanat için gerçekten yoğun mesaisini ve yıllarını harcamış insanlar en ufak bir kıymet görmedikleri gibi saygısızlığın ve küçümsenmenin de türlü örnekleri ile karşılaştılar. Zaman zaman maruz kaldıkları fiziksel saldırılar ise cabası. İktidar çevreleri bu insanların uğraşılarını takdire şayan görmediler belki ama, en azından bu insanları itibarsızlaştırmak yerine hoşgörülü davranma yolunu seçselerdi, kuvvetle muhtemeldir ki yine şimdi olduğu kadar reaksiyon ile karşılaşmayacaklardı. Zira başta da belirttiğim gibi, sanat ile uğraşanlar tepkilerini toplumsal duyarlılık kisvesi altında gösterseler bile, esas hareket noktaları incinmiş olan egolarıdır. Bu noktada yanılıyor isem şimdi yapmakta olduklarından daha fazlasını yapmak zorundalar bu ülkenin geleceği adına. Kimse merak etmesin, şahit olacağım sınırlı bir eforla dahi ben kendi adıma ikna olurum.

Tüm zebralar aslanların parçaladığı arkadaşlarına uzaktan mal mal bakarken, Fazıl Say ve Rutkay Aziz’in bu denli rahatsız olmalarının ve bu rahatsızlıklarını öfkeyle dile getirmelerinin esas sebebi bence budur.

Reklamlar

2 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Anonim said, on 09/10/2011 at 11:59 am

    olayı incinmiş egoya, “kaale alınmamaya” indirgemen çok doğru değil kanımca. bu öfkelenen insanlara hükümet şakşakçılık yapsaydı (hoşgörü diye belirttiğin) ve ardından sesleri çıkmasaydı ikiyüzlülüğün daniskası olurdu çünkü.

    Beğen

  2. krasotkin said, on 09/10/2011 at 4:17 pm

    söz konusu tepkiler ile sanatçı egoları arasında bağlantı kurmamın temel sebebi son dönemlerde sesini çıkaranların ağırlıkla bu kesimden çıkmış olmaları. bu tepkilerin altında da sadece toplumsal duyarlılık özelliğinin yatmadığı kesin. zira öyle olsaydı medya ve iş dünyası gibi kesimlerin de çıkıp bir şeyler söylemeleri gerekirdi. ancak bunu yapmıyorlar. sanatçıların çıkıp tepkilerini dile getirmeye başlamaları ise beni bu çıkışların altında farklı nedenler aramaya yöneltti. vardığım nokta yazıda da belirttiğim gibi egoları oldu. ki kültürel açıdan tırpandan geçirildiğimiz şu günlerde bu egoların toplumsal hassasiyetlerle birleşip patlama noktasına gelmesi şaşırtıcı değil.

    ikinci cümlene katılıyorum. ancak tersinden bakarsak, hükümet şakşakçılık yapsaydı ve bu insanlar yine tepkilerini dile getirselerdi ben de bunu salt egoya indirgemez, ilgililerin bu davranışlarını takdir ederdim.

    Beğen


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: