Çınar Altı Çaycısı

Gericilik Kavramını Nasıl Tanımlamalı? AKP Gerici Bir Parti midir?

Posted in Toplumsal by krasotkin on 11/09/2011

Sözlükte, Yeditepe Üniversitesi ile ilgili bir entry vardı. Şimdi baktım da silinmiş gitmiş. Nickini hatırlayamadığım bir yazar, yine adını hatırlayamadığım bir mimarın okulun mimarisiyle ilgili düşüncesini paylaşmıştı. Bilindiği gibi bu okul Selçuklu mimarisine has özellikleriden esinlenilerek inşa edilmiş. Nitekim, bu bilgiye üniversite web sitesinin anasayfasında da yer verilmiş. İşte bu durumu gören mimar zat da “2000’li yıllarda kurulan yeni bir üniversite neden mimarisini yüzlerce yıl öncesinin medeniyetinde arar ki?” şeklinde bir soru sormuş.

Bu bilgiden sonra başlıkta cevabını aradığımız konuya dönersek iyi olur. Malumunuz, ya da değiliniz; gericilik kavramını toplumumuzda kullanmayı seven iki ana kesim var. İlki sol kesim, ikincisi de soyları şu günlerde tükenme noktasına gelen Kemalist kesim. Kavramı kullanan gruplar farklı ideolojik kökenlerden geldikleri için de bu kavramın söz konusu iki farklı kesim için farklı anlamlar ihtiva etmesi de gayet doğaldır.

Sol gruplar, gericilik kavramını daha ziyade “piyasa ekonomisini” ve liberalizmin bilimum ekonomik postulalarını (ön kabullerini) ifade etmek için kullanırken, Kemalist gruplar bu kavrama siyasal bir anlam yüklemeyi yeğlemişlerdir. Gerici kelimesini duyan bir Kemalist’in aklına ilk etapta gelecek imajlar veya key-wordler sakal, sarık, çarık, irtica, şeriat vb. şeyler olacaktır. Yani bir taraf için sosyo-ekonomik, diğer taraf için de siyasal bir anlamı haiz olduğunu söylersem yanlış yapmış olmam zannediyorum.

Bu kısa tanımlalardan sonra belirttiğimiz hususları bu noktada başlığın ikinci sorusu ile bağlarsak çok da iyi güzel ederiz. Sevgili dostlar, AKP gerici bir oluşum mudur? Ben şahsen, bu soruya yukardaki “gericilik” kavramları ışığında cevap vermeyi uygun görmüyorum. Ancak yine de fikrimi beyan etmem gerekirse; evet, AKP gericinin de gericisi bir siyasi partidir derim.

Şimdi neden böyle düşündüğümü de belirteyim izninizle. Nasıl ki Sol kesim ve Kemalist kesim için gericilik kavramına farklı anlamlar atfediliyor, ben de bahse konu bu kavrama kendimce bir anlam yüklüyorum. Ben konuya ne ekonomik, ne de siyasal açıdan bakıyorum. Elbette bunlar da belli bir ölçüde bir takım somut dayanakları olan varsayımlar, ancak benim bunlardan daha fazla önemsediğim bir husus var. O da “kültür” sevgili arkadaşlar.

AKP gerici bir oluşumdur, ancak bu onun kasten ve isteyerek tercih ettiği bir durum değildir. AKP gericidir, çünkü elinden aksi yönde hareket etmek gelmez. Ekonominin yıllarca atıl kalmış kaynaklarını harekete geçirerek ona güçlü bir dinamizm kazandırabilir, ancak aynı başarısını kültürel anlamda gerçekleştiremez. Ucube diye niteleyip bir heykeli parçalattırabilir, ancak bırakın ondan daha güzelini, onda biri nitelikte bir heykeli dahi yapıp yerine koyamaz. Benimsediği kültürden, fıtrattan yetiştirip çıkardığı sanatçı Nihat Doğan prototipini aşamaz. En azından şimdiye kadar aşamadı. Gazetecileri, televizyoncuları çeşitli bahanelerle cezaevlerine tıkar, ele geçirdiği merkez medya organlarında yüzlerce yeni yetme, Nihat Genç’in çok benimsediğim tabiriyle “esersiz, estetik duygulardan uzak” gazeteciler yetiştirebilir. Ancak yine hiçbiri Ergenekoncu atfettikleri bir İlhan Selçuk, televizyona çıkmasına zımni bir ambargo koydukları Nihat Genç ya da cezaevindeki diğerlerinin değil tırnağı, tırnaklarının kenarındaki “piç” olamazlar. Şair desen çıkmaz, yazar desen yetiştiremez. Nerede yetiştireceksin, hangi estetik, ulvi duygu ve düşüncelerle donatıp yetiştirebileceksin ki zaten bunları? Tabii ki kaliteli sanatçılar, gazeteciler çıkartmak isterler bünyelerinden, ama kalibereleri, çapları bu amaçlarını gerçekleştirmelerine izin vermez. İşte AKP’nin gayrı-ihtiyari gericiliği bahsettiğim bu biçareliğinden ve kültürel tıkanıklığından kaynaklanmakatadır.

AKP’nin Abdülhamit dönemine olan hayranlığı da yine aynı tıkanıklıktan, geleceğe yönelik vizyon yetersizliğinden kaynaklanıyor zaten. Tıpkı Yeditepe Üniversitesi’nin güncel ve özgün mimari anlayış kıtlığından ötürü kampüslerini ve diğer alanları Selçuklu Mimarisinden esinlenerek inşa etmesi gibi. Yeditepe Üniversitesi’nin AKP’den artısı, bunu yaparken bir şeyleri de yıkıp yok etmemesi olmuştur yalnız, aradaki bu ayrımı da yapalım.

Son söz olarak hangi tür gericiliğin bir ülke için daha zararlı olduğu üzerine de birkaç saniye düşünelim isterseniz;

Misal ekonomik sıkıntı olsa, başta ceremesini çeker ama yine bir yerden para bulur hayatımıza devam ederiz değil mi? Üç yıl sonra veya on yıl sonra, ne zamansa işte… (Sol görüşe atfen)

Gerici bir siyasi iktidar gelse, yıllarca hükmetse iç ve dış politikaya, yine başta ceremesini çeker, sonra en basit ihtimalle bir genel seçimle bunları tarihin çöplüğüne gömeriz değil mi? (Kemalist görüşe atfen)

Ama dilimiz, estetik zevklerimiz ve diğer kültürel değerlerimiz bir kere aşınıp yok olduktan sonra; biz iğrencin iğrenci insanlar olup çıktıktan sonra bundan nasıl kurtulabileceğiz, bir fikri olan var mı?

Yegane kültürel aktivitesi Türkçe Olimpiyatları, yegane toplumsal aktivitesi ise Ramazan’da Somali için sadaka toplamak olan bir ülkede yetiştirilen çocuk olmak başlığına, 30 yıl sonra neler yazılır acaba sözlükte? Bir şey yazılamaz, zira bu başlık 50 karakter limitini geçiyor dediğini duyar gibiyim; aferin güzel tespit.

Reklamlar
Tagged with: , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: