Çınar Altı Çaycısı

İkinci Abdülhamit ile Recep Tayyip Erdoğan Arasındaki Şaşırtıcı Benzerlikler

Posted in Tarih by krasotkin on 16/03/2009

5610İlgili okuyucuların dikkati nazarından kaçmamıştır; Zaman gazetesi ve onun türevi çevrelerde, son zamanlarda yüksek dozajlı bir Abdülhamit yalaklanması mevcut. Bu yalaklanma eğilimi öyle bir lehte propogandayı da beraberinde getiriyor ki, bu Abdülhamit sevdalıları tarihsel manada iade-i itibar mı yapıyor , salt İslamcı tutumundan ötürü mü sempatiyle yaklaşıyor, yoksa daha başka türlü hesaplar mı peşindeler, bir türlü kestiremiyorsunuz.

Çoğu insanın Abdülhamit hakkında bildiği resmi tarih ile sınırlıdır (Resmi tarih, yani ortaokul 2 tarihi). Tarihsel olay ve olgular karşısında resmi tarih sunumuyla yetinmeyip tali yollara girildiğinde genellikle çok büyük farklarla karşılaşılır. Ancak ilginçtir, resmi tarih dışındaki kaynaklar da, birçok konunun aksine Abdülhamit konusunda resmi tarihin söylemleriyle birleşir.

Bu belirttiğin noktalara paralel olarak ele almamız gereken bir diğer husus ise yine bu çevrelerin Recep Tayyip Erdoğan sevdasıdır. Bu durum elbette Abdülhamit’e olan bağlılık karşısında daha anlaşılır olmaktadır. Sonuç itibariyle aynı mentalitenin farklı pozisyonlardaki ürünüdürler. Dinci çevrelerin iki siyasi simaya sempati besledikleri ve bu simaların Abdülhamit ve Recep Tayyip Erdoğan olduğu kolaylıkla görülmektedir.

Peki bu çevrelerce bu iki zatın eşanlı olarak yüceltilmesinin ardında, birbirlerine benzer özelliklere sahip olmalarının ne ölçüde rolü olabilir? Bence bu durumun önemli bir rolü vardır; zira aşağıda sayacağım ortak yönlerini okuyunca, Abdülhamit’i övmenin Recep Tayyip Erdoğan’ı yüceltmek, Recep Tayyip Erdoğan’ı övmenin de Abdülhamit’i övmek olduğunu net bir şekilde göreceksiniz. (Hatta zinciri uzatmak gerekirse, tüm bunları yapmanın Neo-Osmanlıcılığı övmek, Neo-Osmanlıcılığı övmenin de Cumhuriyetin kuruluş felsefesini yoksaymak olduğunu belirtebiliriz. Bu ise ayrı bir bahsin konusu olduğu için girmiyorum)

Gelelim iki zat arasındaki şaşırtıcı benzerliklere:

Abdülhamit meşrutiyeti ilan etmek şartıyla tahta çıkarıldı.

Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidara gelmesinde demokratikleşme (ne amaçla olduğu konusuna girmiyoruz) söylemleri önemli rol oynadı. (En azından AB ve ABD desteğinin alınmasında.)

Abdülhamit bilinçli bir politika izleyerek kişisel servetini çok büyük oranda arttırdı. Osmanlı ülkesinin en zengin kişilerinden birisi oldu.

Recep Tayyip Erdoğan’ın ticari ilişkileri, çocuklarının iş ortaklıkları ve Berlusconi gibi devlet adamlarıyla ise samimiyeti malum.

Abdülhamit döneminde Osmanlı Devleti adeta gizli polis devleti statüsündeydi. Saraya her gün tonlarca jurnal yağıyor, bu jurnaller asılsız bile çıksa sahibi mükafatlandırılıyordu.

Recep Tayyip Erdoğan döneminde bu konuda daha başarılı hamleler yapıldı ve ülke açık polis devleti hüviyeti kazandı. Öyleki resmi merciler tarafından bile her TC vatandaşının en az bir kere dinlendiği dile getirildi.

Abdülhamit döneminde basına çok sıkı sansür uygulanıyordu. Birçok zaman gazetelerin beyaz sayfalarla basıldığı oluyordu.

Recep Tayyip Erdoğan döneminde ise yine daha köklü bir dönüşüm tercih edildi. Sansür uygulamak yerine basın ve medya gruplarına çeşitli nedenlerle el konulup kendine yakın çevrelere devredildi. El konulamayacak kadar yerleşik bir mevkii edinen grupların üzerine maliye müfettişleri gönderilip kendilerine tabi kılmaya çalışıldı.

Abdülhamit döneminde mizaha ve karikatüre tahammül yoktu.

Recep Tayyip Erdoğan döneminde baktığımızda, sevgili başbakanımızın dava açmadığı tek karikatürist sanırım Salih Memecan kaldı. O da bunun farkında ki, kendisine olan minneti ödemek için adam ne yapacağını şaşırdı.

Çok önemli bir detay olmamakla beraber Abdülhamit döneminde demiryolları uzunluğunda çok önemli aşamalar kaydedildi.

Keza Recep Tayyip Erdoğan döneminde de ulaşım konusunda çok önemli adımlar atıldı.

Tablo bu. Zaman ve muadili basın organları şimdi Abdülhamit’i övmesinler de beni mi övsünler allah aşkına?

Reklamlar
Tagged with: ,

17 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Barış Atasoy said, on 27/06/2009 at 1:14 am

    2.Abdülhamit ile Tayyip Erdoğan’ı kıyaslamak çok yanlış olur. Artı, Abdülhamit’in hakkı hem padişah, hem de devlet adamı olarak hep yenmiştir. Tahta çıktığında Osmanlı en kötü dönemini yaşıyordu. 33 sene boyunca Abdülhamit Osmanlı’yı inanılmaz bir ustalıkla idare etti. Paranoyaklığı, sansürcü tabiatı, baskıcılığı doğrudur. Ancak düşününki dedesi şaibeli biçimde indirilip “intihar etti” deniyor (öldürülmüştür ya da onurlu olduğu için o yolu seçmek durumunda kalmıştır), abisi deli diye tahttan indiriliyor. Parayı veren yeniçeri ve bürokrasiyi padişah ve halka karşı kışıkırtıyor. Bu sırada balkanlar kaynıyor,arap yarımadası kaynıyor. Osmanlı’nın yıkılması Avrupa tarafından tezgahlandı; amaç petrolü ele geçirmekti. (Abdülhamit daha o zamanlar Almanlara bir petrol haritası hazırlatmış). Fatih ve Yavuz’un ardından en başarılı padişahtır aslında. Bu adamları artık despot krallar gibi görmekten vazgeçmek gerek. Zamanın ve görevinin gereklerini yerine getirmiştir. İttihatçılar da ondan daha insaflı değillerdi ve çoğunun beceriksizliği yüzünden birsürü de toprak kaybettik.

    Basın konusuna gelince. Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde bu tarz bir basın yapısı yoktur. Jakoben Fransa’da bile, yasalar kimsenin basının %50’sine sahip olmasına izin vermez. Türkiye’de ise bir Aydın Doğan fenomeni var.

    Şimdi sorarım; Tayyip Erdoğan Hilton arazisini verip hemen imar oranını artırsaydı, iddiaa ihaleye açılmadan Doğan grubuna verilseydi, Ergenekon davasında olup bitenden haberimiz olacak mıyıd? Hayır, aksine, aydınlık Türkiye için tarzında manşetler görecektik. Doğan bunu hep yapıyor.

    Beğen

  2. mustafa said, on 18/12/2009 at 2:22 pm

    At gözlüğü ile bakmak bu olsa gerek. tekkelime ile helal olsun. sen herhalde Abdulhamid’i dediğin resmi (orta 2 tarih kitabı )tarihten tanıyorsun galiba. Karşılaştırdığın şahıslara bak hizaya gel.
    1- Abdulhamid zaten Şehzade idi onun yerine ancak aileden başka biri gelebilirdi. yani Tayyip gibi gökten zenbille inmedi.
    2- Abdulhamid Padişah iken şahsi servetini katlamadı tam tersi kendi ve hanımının servetini devleti ve milleti için harcadı. birde karşılaştırdığın şahsa bak…
    3- Senin jurnal dediğin olay günümüzün MİT’in ( Milli İstihbarat Teşkilatı ) temelidir. O zaman dış devletlere ve içerideki danimarkalılara karşı istihbarata jurnalcilik diyorsanız size söylenek tek şey ” OKU ” olacaktır. Şimdi ise devletin teşkilatları bir yana bırakılarak yandaş ve beslemelerin raporları ile hareket edilen zamana bak…
    4- Yalana ve iftiraya karşı gelerek yayınlanmasını engellemek ”Sansür” ve ” İstibdat” ise şu andaki medya patronları ve devlet adamları ( yanlız Türkler değil ) aynı durumda olmuyormu.
    5- Abdulhamid’in mizaha ve karikatüre tahammül yoktu derken hangi karikatür ve mizahın yasaklandığını veya TAZMİNAT DAVASI açtığını söylermisin bilmeyenlerde öğrensin. Sana bu halinle bile hakaret etseler sesin çıkmayıp gülermisin yoksa elinden geleni ardına koymaz kavgamı edersin. Karikatür ve mizah yoluyla hakaret edilen kişi Padişah ve İslamın Halifesi olunca aldığı tedbirler yasakçılık oluyor öylemi. YALAN SÖYLEYEN TARİH UTANSIN..
    Analar ağlamasın , Şehitler KELLE vermesin, Askerler yan gelip yatmasın….AMİN
    6- Senin çok önemli bir detay değil dediğin Demiryolları konusunda Abdulhamid İmparatorluğun zor durumuna rağmen Demiryollarına önem vermiş ve şu anda bile hala kullanılan hatları yapmıştır. Sience bu önemsiz ama ondan 25 yıl sonra Rusyada komunist devrimle iktidara gelenlerin yaptığı demiryolu hatları çağdaşlığın ve gelişmişliğin göstergesi öylemi !!! VAH AYDINIM VAH… Buna karşı eski hatlarda yenileme yapmadan şov yapanlarla bir tutuyorsun ya helal olsun…

    Beğen

  3. samet said, on 18/01/2010 at 12:34 pm

    Abdulhamitin tırnağı olamıcak insanlar bugün onlara laf atıyo hicaz demir yolları yapılırken Abdulhamit han ne kadar para bağışlamış milletini ne kadar çok seviyomuş bi görün köpek gibi avlayarak olmaz bu türk solu çöktü Allah belasını verdi dinsiz münafıkların yakında onlardan geri kalanlarında acabına bakcaz
    Allah birdir

    Beğen

  4. prf. said, on 10/03/2010 at 2:18 pm

    Muhakkakki başbakam ulu hakanımız abdulhamid i sani hazretleri ile kıyaslanamaz.Ancak şu gerçeği artık görmeliyiz,tüm islam dünyası ve türk milleti artık osmalnlı nın evlatlarından büyük bir diriliş beklemekte..Tayyip erdoğan bir fırsat diye düşünüyoruz,bir olmalıyız birlik olmalııyz osmalının cihan şumül ikdidarını tekrar aleme yaymalıyız..

    Beğen

  5. Anonim said, on 17/03/2010 at 5:42 pm

    Arkadaşım senin bu yazını ödev araştırırken tesadüfen gördüm ve yakın tarih ile ilgili cehaletini şahit oldum lütfen bir şey iddia ederken lütfe yakın tarihimizi araştır.
    Örnegin Abdülhamitin Yunanistan ile girdigi bir Teselya savaşı ve zaferi öncesive sonrasını araştır.

    Beğen

  6. krasotkin said, on 18/03/2010 at 6:35 pm

    görülen o ki ulu hakanımız ortalama zihinlerdeki analitik koordinat düzlem üzerindeki yerini almış. payına mustafa kemal doğrusunun simetrisi niteliğinde bir konum düşmüş. bazısının kaderi de budur, naaparsın işte. yüz yüz elli sene öncesinden bahsedilen bir yazıdan yakın tarih üzerine dersler çıkarılması gerektiği de nereden çıkartılıyor işin ayrı bir boyutu. işte yine bilgilenmeden önceki kavram, metod sorunu kendini tüm ihtişamıyla gösteriyor. ama necip milletim görmemekte direniyor, direniyor. teselya savaşını yakın tarih içinde kategorize ediyorsak ne ala. teselya savaşını öğrendikten sonra (ki hiç duymamıştım böyle bir savaş) gerçek yakın tarihimizle ilgili edinimler sağlama ihtimali kastedilerek böyle bir tavsiyede bulunulduysa yine ne ala. ama birbirimizi kandırmaya gerek yok. ortada sıfır korelasyon var.

    tarihle ilgili araştırmalarım hala sürüyor. öneriler için tşk

    Beğen

  7. prf. said, on 21/03/2010 at 5:24 pm

    anonim arkadaş! yakın tarihimizin sert gerçeklerını okuyarak buyuduk şükür,sanırım sen bulvar gazetesinden kaynak olarak yararlanıyosun.Sadece türk değil butun dunyanın yakın tarih aktörleri ULU HAKAN A KARŞI HAYRANLIK BESLERKEN,bir türk olarak bu denli hakikat düşmanlığı yapmak ancak morfinlenmiş bir zihniyetın tezahürüdür hey haat!!!

    Beğen

  8. mikail said, on 21/03/2010 at 5:58 pm

    krasotkin said hiç duymadıysan googleye de mi yazamıyorsun araştır ögren imalı imalı bi de yazmışsın öyle bi savaş duymadım diye bilmediğin şahıs hakkında (ki bu şahıs zat-ı şaheneleri ABDÜLHAMİT HANn dır.) yazma da konuşma da lütfen

    Beğen

  9. mikail said, on 21/03/2010 at 6:00 pm

    krasotkin hiç duymadıysan googleye de mi yazamıyorsun araştır ögren imalı imalı bi de yazmışsın öyle bi savaş duymadım diye bilmediğin şahıs hakkında (ki bu şahıs zat-ı şaheneleri ABDÜLHAMİT HANn dır.) yazma da konuşma da lütfen

    Beğen

  10. Mersinli said, on 24/03/2010 at 3:02 pm

    Sultan 2. Abdulhamid döneminde ülkenin her tarafında yabancı ülkelerin ajanları gezinirken, ülke o kadar tehdit altındayken, Jön Türkler Paris’te,Cenevre’de Abdulhamit’i nasıl iktidardan indiririz diye konferanslar düzenlerken jurnal dediklerinin olmaması garip olurdu. Onu yıkma için planlar yapan jön türkler başarılı oldu da ne oldu. yüzbinlerce askerimiz, milyonlarca sivil insanızmız balkan savaşları ve 1. dünya savaşı yıllarında öldü. toprak olarak zar zor şu an elimizdeki toprakları zor kurtardık. Ama batılılar alacağını almış oldu. Bütün petrol bölgelerini kontrol altına aldılar, israili kurdular.

    Beğen

  11. prf. said, on 25/03/2010 at 4:54 pm

    Glastone 1876 da bulgar isyanını bastırdığı için ulu hakana GADDAR TÜRK demiştir.Daha sonra ulu hakanın, mısır ın ingiliz emperyalizmine teslim edilmesine razı olmaması karşısında
    senmisin razı olmayan al sana ermenı sorunu demiştir adeta!
    Ve GADDAR TÜRK Ten sonra yepyenı bir sıfat bulmuştur KIZIL SULTAN..Ve aradan yıllar geçecek, ingiliz parlementer lord ponsoby ulu hakanımızın hakkını şu sözlerle teslim edecektir..
    ” ABDULHAMİT AVRUPA NIN GÖRDÜĞÜ EN ZARİF VE EN KURNAZ DİPLOMATLARDAN BİRİ İDİ.O,AVRUPA BİRLİĞİ[CONCERT)MAKINESİNİN TEKERLEĞİNE ÇOMAK SOKACAĞI VE DÜVEN-İ MUAZZAMAYI BİRBİRİNE DÜŞÜRECEĞİ ANI GAYET İYİ BİLİYORDU”(1918/nov/18consolidadet-fun-)

    Beğen

  12. huseyin alti said, on 13/04/2010 at 10:15 pm

    Bu yazinin tamamen tarafli oldugunu dusunuyorum cunki bu adi gecen iki buyuk sahsiyet hakikaten bu vatana buyuk hizmetler yapan sahsiyetlerdir ha bazilarinin karnini agrita bilir ama bu gercegi asla degistirmeyecektir allah yar ve yardimcilari olsun bu necip millete daha coook hizmet etmeyi nasip etsin. Turk milleti artik yukselise gecmis tarihte almasi gereken yerin farkina varmistir devlet dairesine korkarak degil buyuk bir ozgurlukle giriyor.

    Beğen

  13. metin sozer said, on 05/07/2011 at 10:09 pm

    ayip be kardesim utanin biraz….cennet mekan sultan abdulhamid han hazretlerine laf etmek resmen ittihatci ideolojinin devamidir. bizler sultanimizi unutmadik. O hep bizim kalbimizde yasiyor… o olmasaydi bugun bu devlet ayakta olmazdi….

    Beğen

  14. Yunus said, on 28/11/2012 at 8:23 pm

    Yazdiklarin cok terbiyesiz ve gercekleri yansitmayan bir metindir. Bu iki büyük devlet adamlarini tahkir edip ayni zamanda milleti tahrik ediyorsun. Cennet mekan Sultan Abdülhamid in devlet için yaptigi isler sayilamayacak kadar coktur. Canakkale bogazinin gecilmemesini ayni zamanda da ulu hakan a borcluyuz çünkü o düsman tarafindan gelebilecek saldiriya karsi Canakkale bogazini toplarla donattirmis. Ejdat tarih yazmis evlat okumaya aciz dedikleri bu olsa gerek…

    Beğen

  15. cafer said, on 04/06/2013 at 10:44 am

    utanmasanız kurtuluş savaşınıda abdülhamitin kazandığını yazacaksınız, boşverin seçimde siz yine akp ye oy verin özlem duyduğunuz yönetim şeklini o verir size

    Beğen

  16. anlayana said, on 28/02/2014 at 9:24 pm

    şu anki siyasi atmosferde bir çeşit araştırma yaparken bu yazıya ratgeldim ,2.Abdulhamit için yakıştırılan türlü türlü nitelemeler padışahı al aşağı etmek içindi,aynısını bu ülkede adnan menderese,erbakanada yaptılar,sırada asker yoluyla olmayacağı anlaşılınca hukuk yontemıyle paralel yapılanmayı kullanmak oldu,bu ulke uzerınde çok oyun oynadı şer odakları ve halende oyunları surmekte,kamıl musluman ve aklı selım kışıler elbet hakıkatın yolunu bulacaktır,Abdulhamıt 33 senelik yonetımınde bu ulkenın faydası harıcınde bır ıs yapmamaya gayret eden bir insandı ,300mılyon altınlık borcu 30 mılyon dolar(5te1e) indirerek tahttan ayrıldı bumuydu devlete,millete yaptığı hainlik,ne zaman ittihatçılar yenıden boy gösterdi borç tekrar 400 mılyon lıra altına yukseldı,bunların hepsı gerçek burda iş olsun diye yazdıgım şeyler değil,her ne kadar şer odakları kenetlenmiş bir şekilde ülkemizi yerle yeksan etmeye çalışsada bu millet artık eski millet değil,sol kimliğinizden,sağ kimliğinizden,atatürkçülüğünüzden kurtulun ne zaman bu mıllete hızmet etmeye çalışırsanız kazanırsınız din bir kimlik değil ,din bir yaşayıştır tabi dinden nasibini almayan insanlar için bu yazdığımda bir şey ifade etmeyecek ama ne düşünüyorsanız refleksif düşünün inanın ben birilerine çıkar sağlamak için bu satırları yazmadım,bu vatanı seven her insan yazdıklarımı teyit eder,çok uzak değil bir yüzyıla yakın zamanda bu ülke çok badireler atlattı,eğerki siz vatanı zerre kadar seviyor ve her halukarda mudafaadan bahsediyorsanız bunun gezi parkında ortalığı yakarak,bu ulkeye ekonomik,maddi,manevi zarar vererek ,çeşitli örgütlerin rant sağlama amacıyla(burdaki söylemim paralel yapının dersanaler uzerınden yuruttugu rant meselesi değildir,kendimde o dersanelerin havasını teneffus etmiş biri olarak söylüyorum ,ordaki insanlar dini vecibelerini yerine getirmeye çalışan,eğitim hareketi içinde olan insanlar ama maalesefki dersaneler parası olan için var yine,böyle bir ortamda eşitlikten bahsetmek zor,hatırlarım babam beni ve kardeşimi dersaneye göndermek için iki işte çalışırdı) velhasılı kelam bu ulkeye hızmet karalamayla,anarşıyle,beddua(sözde mulaane bah bah bah ) olmaz ,bu ulkeye hızmet ,okudugun ılmı ulke çıkarları dahılınde değerlendırmek en guzel surette bu eğitimi aktarmak olur hepimiz insanın bir asır sonra çoğumuzun ne fikri nede zikri anılacak ,mesele kamil insan olabilmekte,olumden sonra hayata ınanın ınanmayın,mesele insan olabilmekte

    Beğen

  17. Mustafa said, on 05/09/2016 at 7:49 pm

    Recep Tayyip Erdoğan,Sultan Abdulhamit Han’ın yapmaya fırsat bulamadığı projeleri hayata geçiriyor. Erdoğan Abdulhamit Han’ın devamıdır. O dönemde Sultana neler yapıldı ise darbe, iftira, devlet içinde devlet, aydınların! Talepleri vs. hepsi bu dönemde de yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Değişmeyen tek şey O zaman ki güçler ile şimdiki güçler aynı. Ama öyle bir fark var ki tüm planları bozan HALKIN GÜCÜ. Bu millet o zamanki gibi değil uyuyan değil uyanık ve bilinçli. Gerektiğinde göğsünü siper edecek.

    Beğen


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: