Çınar Altı Çaycısı

FKÖ’nün Filistini, Hamas ve Bir Çocuk

Posted in Şöyle Böyle by krasotkin on 01/01/2009

palnaji56

Diken saçlı bir çocuk. Hikayesi yazının sonunda

İsrail’in Gazze saldırısından aklımda kalan ve gördüğüm andan beri aklıma türlü türlü şeyler getiren bir görüntüydü. Sokağın ortasında yatan onlarca Filistinli cesedi. Kurtulan bir kişi var, o da ağır yaralanmış. Kamera hızlıca kendisine yanaşıyor. Kamera yaklaştıkça yaralı adamın işaret parmağını yukarı kaldırmış olarak kelime-i şehadet getirdiğini duyuyorum.

Bu coğrafyada ölümle burun buruna gelen bir insanın yapmasında beis görülemeyecek bir davranış. Ama Filistin’i dünüyle, geçmişiyle düşününce garip derinliklere yol alıyoruz.

Filistin Kurtuluş Örgütü… Filistin’in bağımsızlığı için 1964 yılında ilk temelleri atılmış. Bu ülküsünü gerçekleştirmek için çok çeşitli düşünsel yelpazeden insanı çatısı altında toplamış. Yani tek bir politik görüşün hakim olduğu bir yapı görünümünde değil. (Zamanla sosyalist El-Fetih grubu yönetimdeki dizginlerini eline alsa da örgütün çıkış noktası farklıydı) Gel zaman git zaman, dünya değişti. Rüzgarlar farklı denizlerden esmeye başladı, insanlar değişti; tabii Filistin de değişti. Dün El Fetih’in olduğu yerde, bugün fundamentalist Hamas var. Geçmişte sosyalizme umutlarını bağlayan insanlar, bugün İslamiyet’e bel bağlamış durumdalar.

Bu aşamada bu iki farklı paradigmaya eğilmemiz gerekiyor. Kendini sosyalist olarak tanımlayan bir insana baktığımızda, dindar bir insana kıyasla dünyevi kaygılarının kat be kat fazla olduğunu görürüz. Birinin kaygıları içinde bulunduğu hayata ilişkinken, diğeri bundan sonraki asıl hayatının hülyası içindedir. Biri onur kavgasının da, ekmek mücadelesinin de ancak bir defaya mahsus, şu anki hayatında yapılacağı inancındayken, dindar için aslolan nokta öte taraftır. Bağımsızlık mücadelesi verilecekse bu vatanının özgürlüğü için değil, dini emrettiği içindir. İşgal altındaki toprağı için savaşacaksa, bu vatanseverliğinden değil, dinince kutsal olarak addedilmiş bir şehri kurtarmak içindir. Göğüs göğüse düşmanla çarpışılacaksa, bu çocuklarının geleceğini teminat almak için değil, şehit ya da gazi olup onuruyla peygamberin karşısına çıkabilmek içindir.

Ve kelime-i şehadet getiren ağır yaralı adam. Eğer son nefesini verirken, geride kalan karını ve yavrularının ahvalini düşünmek yerine, Allahın, meleklerin karşısına nasıl çıkacağının hesabını yapıyorsan, çok büyük yanlış yapıyorsun demektir.

Hamas liderliğindeki ve dini kaygıların önplana çıktığı zamanımızda, Filistin’de, muhakkak ki cennete girmeyi hak eden yüzlerce insan çıkacaktır. Peki ya geride kalanlar? Peki ya dinsel vecd ile can verenlerin çocukları, onların geleceği?

Dini vecibelerin yerine getirilmesinin, bağımsız bir gelecek kurmak ülküsü ile ikame edildiği bir ülkeden muvaffakiyet beklemek aşırı iyimserlik olmaz da ne olur?

İşte o görüntülerden beri bunları düşünüp duruyorum. Yazımı burada bitirirken, yukarda duran karikaürdeki çocuğun kim olduğunu merak edebilirsiniz. Onu size takdim edip son noktayı koyuyorum.

Adı Hanzala. Hep 10 yaşındadır; çizeri Naci Ali’nin Filistin’den sürgün edildiği yaşta. Şöyle tanıtır Hanzala kendini: “Ben Hanzala. Babamın adı: Önemli değil. Annemin adı: Nakba. Kız kardeşimin adı: Fatima. Ayakkabı numaram: Bilinmiyor. Çünkü ben hep yalın ayak dolaşırım.”

Arkası her zaman bizlere dönük olan Hanzala, yüzünü bize bağımsızlığın kazanıldığı gün gösterecek…

Reklamlar
Tagged with: ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: