Çınar Altı Çaycısı

Çoban Profesörler Yetiştiren Bir Ülke

Posted in Şöyle Böyle by krasotkin on 29/12/2008
3783_3350_30052008_1

Konuyla sanki çok alakalıymış gibi duran, ama esasında kadını cinsel bir emtia olarak sunan foto


Geçtiğimiz sene manken Aysun Kayacı’nın “bir çobanla bir profesörün oyu eşit olmamalı” görüşünü ortaya atması kamuoyunda ve medyada oldukça yankı bulmuştu. Üzerinden zaman geçti tabii, ama bizim şu İstanbul Üniversitesi’ne yeni rektör atamasının yapılmasıyla farklı bir şekilde yeniden aklıma geldi.

Üniversitede yapılan son iki rektörlük seçiminin sonuçlarına bakınca gerek üniversitenin, gerek memleketin ahvaline dair çok karanlık bir tablo ile karşılaşıyorsunuz. Şimdi o tabloya yakından bakalım:

Yaş haddinden dolayı yakında görevi sona erecek olan mevcut rektör Prof. Dr. Mesut Parlak üniversitedeki seçimden aldığı 743 oyla galip çıkmıştı. Aynı seçimden eski rektör Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun sağ kolu olarak bilinen, üniversitede geçen 4 senemde kendisini hiç görmesem de bizim ÇEKO’nun öğretim üyelerinden, şimdinin de CHP milletvekili Nur Serter de 334 oyla bronz madalya kazanmış. İkinci sırada Faruk Erzengin diye adına hiç aşina olmadığım bir kişi var. Kendisini ayrı tuttuğumuzda şöyle bir sarih sonuçla karşılaşıyoruz: kendini Kemalist olarak tanımlayan iki aday toplamda 1000’in üzerinde oy almışlar.

Üç yıl sonrasına geliyoruz… Son yapılan rektörlük seçimlerinin galibi 483 oyla Prof. Dr. Ali Akyüz. Ulusal çizginin adayı olarak seçimden galip gelen Akyüz’ün sadece 16 oy gerisinde Başbakanın doktoru, aile dostu, YÖK üyesi gibi çeşitli sıfatlara sahip Yunus Söylet geliyor.

Üç yıl önceki seçimlerde, Parlak tercihiyle Atatürkçü bir profil çizen üniversitenin şimdiki tercihine baktığımızda çok sert bir revizyondan geçtiğini görüyoruz.

Yerel veya genel seçimlerde bir önceki seçimde MHP’ye oy veren bir şehir AKP’ye çok rahat kayabilir, DTP’nin kalesi olarak bilinen ilçeler bir bir yine AKP’ye veya başka bir partiden yana tercihlerini kullanabilirler. Kaypaklık dersin, ümitsizlik dersin, mentalite değişikliği dersin; halktır der geçersin.

Ama bunu yapan, şu ülkenin en büyük üniversitesinin profesörleri, doçentleri, akademisyenleri olunca insan ister istemez bir takım şeylerden ölesiye tiksiniyor.

Profesörle çobanın oyları neden eşit olmamalıymış ki? Zihniyet aynı zihniyet, kaypaklık aynı kaypaklık, akışkanlık aynı maddenin sıvı halinin akışkanlığı.

Çobana bunlara duyduğumdan 70 kat daha fazla saygı duyuyorum diyeceğim, ama sıfırla 70’i çarpınca yine sonuç sıfır çıkıyor. O yüzden bir şey demiyor, susuyorum.

Reklamlar

Bir Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Barış Atasoy said, on 27/06/2009 at 1:22 am

    MHP ile CHP arasında ideolojik fark var mı??

    Rektör seçiminde kriter inanmış Atatürkçü olması mıdır? Kemalist olmak daha mı makbuldür?

    Adam şeriat istemiyorsa -ki şeriat isteyen herifin okulda işi olmamalı- ama Jakoben de değilse rektör olması caiz midir? Veya dindar birine yakın olmak Atatürkçülüğü bozar mı?

    Beğen


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: