Çınar Altı Çaycısı

Yıkıcı Tutku ve Tevekkül

Posted in Ekonomi-Politik by krasotkin on 28/12/2008
Yıkıcı tutku ve tevekkül - Yunan Öğrenci Başkaldırıs

Polisle çatışan Yunan öğrenciler

Yunanistan’da 15 yaşındaki bir gencin polis kurşunuyla öldürülmesiyle başlayan şiddet gösterileri ülkeyi çepeçevre sarmışken, araya Noel Tatilinin girmesiyle eylemlerin durdurulduğu, daha doğru anlamıyla “askıya alındığı” açıklandı.

Yaşananlar, kulaklarımıza çok uzaklardan çarpan bir sedâ gibi gelebilir. Bu yüzden sadece bir gündem maddesi olarak değerlendirip, birkaç gün sonra zihinlerimizi yeni gündem maddeleriyle meşgul edebiliriz. Bu hiçbir şeyi teşhis etmemizi sağlamaz. Haliyle, Yunan gençliğini bu başkaldırıya iten esas dinamiklerin bizimle tıpatıp aynı olduğunu da fark edemezsiniz.

Şimdi ekonomik ve ruhsal açıdan aynı çizgide bulunan, ama farklı sosyal algıları nedeniyle gelişmelere birbirinden çok farklı reaksiyon gösteren (daha doğrusu biri gösterirken, diğer göstermeyen) bu iki ülkeye eğilelim.

Polis kurşunuyla hayatını yitiren genç, Yunanistan’da büyük bir trajediye neden olurken, bizdeki benzer vakalar çoktan trajedi olmaktan çıkıp istatistik biliminin konusu olmaya başladı bile…

Olayların ardındaki asıl sosyal ve ekonomik dinamiklere gelince; yolsuzlukların iyiden iyiye çığrından çıkmış olması ve üç dil bilen bir üniversite öğrencisinin bile mezun olunca iş bulma konusunda ümitsiz olması durumu bizim ülkemizde olduğundan hiç de farklı değil.

Peki, Yunanistan’da yer yerinden oynarken Türkiye’de hal neden böyle? Cevabı basit; aç insan önce kendi onurunu yermiş. Bu yüzden çok şaşırmayın halkın fakirleştirilmesi için gösterilen bu insanüstü çabaya.

Fakirleşen, gelirini yitiren insan, bir sonraki iftar çadırı kuyruğunun bir numaralı adayıdır…

Varoşlara itilen, şehir hayatından dışlanan insan dağıtılan kömür çuvalının en öndeki avuç açıcısıdır…

İşinden olmuş bir insanın büyükşehirde üniversite okumaya gönderdiği oğlu, cemaat yurtlarının çiğneyeceği en korunaksız lokmadır…

İşte bu, gün be gün fakirleşen, fakirleştikçe kendi onurunu yiyen kalabalıkların üstünde doğan bir güç var. Ülkedeki açların sayısı çoğaldıkça gücüne güç katan, kazandığı mevkiilerdeki yerini sağlamlaştıran bir güç var.

Hiç şüphesiz ki, Yunanistan ile Türkiye’nin içtimai yapısı birbirinden çok farklıdır. Global kriz içinde, sahip olduğu sosyo-ekonomik standardı düşen bir Yunan genç gidip cemaat yurduna giremeyeceğine göre, karnı acıktığında senede bir aylığına da olsa çadır kuyruğuna saatler öncesinden giremeyeğine göre, dini vecibeleri uyarınca tevekkül katsayısı bir Türk insanının sahip olduğunun on binde birinden az olduğuna göre elbette ortalığı savaş alanına çevirecektir. Elbette taş üstünde taş bırakmayacaktır.

Bugün o yakılan arabalardan, sökülen kaldırım taşlarından, indirilen camlardan Yunanistan gençliği kendi aydınlık geleceğini kurarken, artık biz de 20 sonra iftar çadırı kuyruğunda bu zamanlar nerede yanlış yaptığımızı tartışır, top atılana kadar dakika öldürürüz.

Bizim ilkokulda el işi derslerinde oynadığımız el hamurlarımız vardı. Hani çeşit çeşit şekillere sokardık. Bazılarının elinde o hamurdan halen var. Sağa dola büküp, katlayıp, sıkıp bir şekilden bir şekilde sokup duruyorlar. Hadi bilin bakalım o hamur kim?

Reklamlar
Tagged with: ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: